mazlum
01 Aralık 2010, 18:03
arkadaşlar ilçemiz tarihini parça parça biraz ayrıntılı şekilde anlatmaya çalışacağım umarım hoşunuza gider.
BAYAT İLÇESİNİN GENEL OLARAK TANITILMASI
1-A) BAYAT İLÇESİNİN TARİHÇESİ:
İlçemizin kuruluşu hakkında bilgi edinmek için başvurduğumuz resmi nüfus kayıtları Rumi: 1305, Milâdi: 1888; Tapu kayıtları ise Rumi: 1265, Milâdi: 1847 Yıllarında tutulmaya başlandığı için bizi günümüzden en çok 90 – l30 Yıl kadar öncesine götürebilmektedir. Bu nedenle İlçemizin kuruluşu konusunu Anadolu’nun fethi ve iskânı konusundaki tarihi bilgiler; Osmanlı Devleti Arşivinden alınmış İskilip ve Bayat’la ilgili bilgiler ve İlçemizdeki tarihi bazı belgeler ışığında, nesillerden nesillere aktarılarak söylene gelen bilgileri birlikte değerlendirerek aşağıdaki şekilde açıklamanın uygun olacağını sanıyorum.
BAYAT isminin kökeni:
Oğuz Destanına göre: Oğuz Han’ın birinci karısından; GÜN, AY, YILDIZ; ikinci karısından: GÖK, DAĞ, DENİZ adlarında altı çocuğu olur. Bu çocukların da aşağıdaki şemada görüldüğü gibi her birinin dörder çocuğu olur. Oğuz Han’ın bu 24 Torunundan, 24 Oğuz (Türkmen) Boyu türemiştir.
O Ğ U Z L A R
(OĞUZ- HAN OĞULLARI)
ÜÇ- OKLAR (Sol Kol ) BOZ- OKLAR ( Sağ Kol)
DENİZ- HAN DAĞ-HAN GÖK-HAN YILDIZ- HAN AYHAN- HAN GÜN- HAN
OĞULLARI OĞULLARI OĞULLARI OĞULLARI OĞULLARI OĞULLARI
1-Yiğdir 1-Salur 1-Bayındır 1-Avşar 1-Yazır 1-Kayı
2-Büğdüz 2-Eymür 2-Beçene 2-Kızık 2-Döğer 2-BAYAT
3-Yıva 3-Ala-Yuntlu 3-Çavuldur 3-Beg-Dili 3-Dodurga 3-Alkaravlı
4-Kınık 4-Üregir 4-Çebni 4-Karkın 4-Yaparlı 4-Kara-İvli
Bu 24 Oğuz Boyunun tümü Anadolu’ya gelip yerleşmişler ve yerleştikleri yerlere de, geldikleri (yani mensubu oldukları) Boy’un ismini vermişlerdir. Bu gün Anadolu’da bu boyların adı ile anılan pek çok yerleşim birimi vardır.
Bayat’lara ait yer adlarına gelince, “16.Yüzyıldaki Osmanlı Tahrir defterinde: Anadolu’nun orta, batı ve kuzey batısında 42 Yerleşim birimine boylarının ismini yani BAYAT adını verdikleri tespit edilmiştir.”(1) İşte İlçemiz BAYAT’ da , bu yerleşim birimlerinden birisi olup; adını, 24 Oğuz Boyundan birisi -Gün-Han’ ın ikinci oğlunun adı- olan BAYAT’tan almaktadır. İlçemize bağlı Begdili Köyü; İlimiz Çorum sınırları içindeki: Dodurga, Salur, Kayı, Kınık, Bayındır vb. yerleşim birimlerinin de, adlarını 24 Oğuz Boyundan aldıklarını göstermektedir.
Etimolojik Yapısı ve Lügât Manası:
* Dîvan-ı Lügat-et Türk’ de :
BAYAT: Etimolojik –kelime- yapısı incelendiğinde; Bay + at kök ve eklerinden yapıldığı anlaşılır. Bay: Zengin ve At: Unvan, lakap, isim anlamına gelmektedir. (2)
*Yakut Dili Sözlüğünde de: aynı kök ve eklerden yapılmış olabileceği belirtilmekte; Bay: Zengin ve servet sahibi olan ve At: Unvan, lakap, nâm anlamına geldiği ve bu kelimenin Bay+at’ dan müteşekkil olabileceğini kestirebiliriz. (3) denmektedir.
*
Kırgız Dili Sözlüğünde de; aynı manada tesmiye (isimlendirmek) olunmuştur. (4)
*
”BAYAT : Hüdâvent ve Tanrı anlamına gelir. Türkiye, Azerbaycan ve Türkistan Türklerinin ataları olan; OĞUZ yahut TÜRKMEN İLİNİ meydana getiren yirmi dört boydan biri olup; kendilerini Türkmenlerin en soylusu sayarlar.” (5)
*“BAYAT Boyu: Devletli ve nimeti bol anlamına gelir; ongunu (sembolü) Şahindir.” (6)
“Oğuzlar, göçebe olduğu ve sürülerinin biri birine karışmaması için, her boyun kendisine özel damgası ve simgesi vardır. Örneğin: Üç Okların Kınık Boyundan olan Selçukluların simgesi Üç kuş; Osmanlıların geldiği, Boz Oklardan Kayı Boyunun simgesi ise Şahin idi
c) BAYAT (BAYAD)
“Bayat’lar; bilindiği üzere tarihimizde manevî şahsiyetler yetiştirmiş bir boydur. Oğuzların Devlet ve Din adamı Dede KORKUT Bayatlardan olduğu gibi, ünlü şair Fuzûli de bu boya mensup idi. Cem Sultan adına Osmanlı Hanedanının Oğuz Han’a kadar çıkan efsanevi ataları hakkında Câm-ı Cem-ayn adlı bir kitap yazan Mehmet oğlu Hasan’ın da yine bu boydan olduğunu biliyoruz.
Bu arada Selçuklu Emirlerinden Ak-Sungur’ul Buhari’nin 513 (1119) Yılında Basra’daki Nâibii Sungur’un, El Bayâtî Nisbesini .... taşıdığını görüyoruz
DEDE KORKUT
“Tarih başka, mitoloji ise başka şeydir. Mitoloji de başlangıçta bir tarih idi.Fakat milletler, vaktiyle yaşamış kendi büyüklerinin hayatlarını romantik bir hâle büründürmüşlerdi. Tarih böyle bir hikâye şeklinde anlatılırken de; bu büyüklerin sözleri ve hareketleri o millet için bir hayat yolu ve yaşama örneği olmuştu. Oğuz Han kutsal soydan gelen, böyle bir Türk büyüğü ve kağanı idi.
Bunların yanlarında bir de halktan kopmuş kişiler vardı; Büyük Kağanlara akıl veren, vezirlik eden bu kişiler, eski Türk efsanelerine göre, uzun seneler yaşamışlar ve ölen Kağanların oğullarına da, âdeta bir babalık etmişlerdi. Tıpkı Oğuz Destanındaki Irkıl-Koca gibi, Dede Korkut da bunlardan biri olmalıydı. Orta Asyalı Türkler Dede Korkut’a, Korkut Ata derlerdi. O’nun adını taşıyan yerler ve O’nun için dikilmiş türbeler pek çoktur. Dede Korkut’u belirli bir yerde yaşatmak ve bazı Türk büyükleri ile birleştirmek isteyenler de bulunmuştur.. Ama bir gerçek varsa, o da Dede Korkut’un artık Türk Mitolojisinin bir malı oluşudur. Mitolojiler, tarih ile ilgilerini kestikçe değerlenir ve gerçek mitoloji seviyesini bulurlar.
Korkut Ata, bazı kaynaklara göre; Oğuz Hanlarından Inal Yabgu’nun, bazılarına göre ise Ala-Atlı Kişi –Donlu Kayı-Inal Han’ın veziri idi. Tabiî olarak bu Oğuz Hanlarının da kimler olduklarını bilemiyoruz. Kokut Ata’nın babasının adı, Kara Hoca idi. Korkut Ata, bazılarına göre Kayı; bazılarına göre ise, Bayat Boyundan idi.Bütün kaynaklar Korkut-Ata’nın 295 Yıl yaşadığını söylerler. Bu da bir mitolojidir. Türk kaynaklarına göre; Korkut-Ata: çok akıllı, çok bilgili ve keramet sahibi bir insandı. Oğuz Boylarının Han’ı, O’ nun sözünden hiç çıkmazdı. .... Bugün elimizde bulunan ve “Dede Korkut Kitabı” adı verilen şaheser; Türk Ozanlarının dilinde söylene, çalına; zamanımıza kadar gelmiş olan, bir Türk Bahadırlık destanıdır.Bunlar sonradan Anadolu’ya gelen Türkler tarafından; Anadolu’muzun Tarih ve Coğrafyasına da uydurulmuşlardır. Bu kitapda arada sırada Tarihte yaşamış bazı kişi adlarına da rastlamıyor değiliz. Fakat bu eser; ne Anadolu’da ve ne de Türkistan’ da yazılmıştı.Bu hikâyeler önceleri çok daha geniş ve büyük idiler. Bölüne bölüne Anadolu’daki derleyicinin eline ancak bu kadar gelebilmişlerdi. Dede Korkut Kitabındaki hikâyelerin sonu şöyle bitirilir. “Dedem Korkut boy boyladı, soy soyladı. Bu Oğuz Nameyi düzdi, koşdı, böyle dedi... “ Ozan ve Vezir Dede Korkut, eski Türk Bahadırlarının her örnek hikâyesini böyle anlattıktan sonra, öğüt verir ve yol gösterirdi. Kitapta kendisi için ise şöyle deniyordu: “Korkut Ata, Oğuz kavminin müşkülünü halleder idi. Her ne iş olsa, Korkut Ata’ya danışmayınca işlemezler idi. Her ne ki buyursa, kabûl ederler idi. Sözün tutup, tamam ederler idi. ...” (1) “Hazret-î Resûl Aleyhi’s-Selâm zamanına yakın Bayat Boyundan Korkut-Ata derler, bir er koptu. Oğuzun ol kişisi tamam bilicisiydi, Oğuz’un içinde tamam velâyetî zahir olmışıdı. Ne derse olurdu, gâyipden dürlü haber söylerdi. Hâk Teâlâ, Ânun gönlüne ilham ederdi.
Korkut Ata ayıtdı: Ahır zamanda Hanlık gerü Kayı’ ya değe, Kimse-ne ellerinden almaya, âhır zaman olup; kıyamet kopunca.
Bu dedüğü; Osman neslidür, İşde sürülüp, gide yürür. Ve dahî nice buna benzer söz söyledi.
d) “Mevki: Bayat Boyu dört Bozok Boyu arasında, birinci mevkiide bulunan Kayı’lardan sonra gelir. Oğuzların toplantılarında ve Orduda bulunacakları mevkii (Orun) ve hatta şölenlerde koyunun hangi kısmının verileceği, onların içtimai mevkii ve asâlet derecesine göre belirlenmiştir.”
Bayat’lar Han’ın sağ yanındaki ilk mevkiiye oturmak ve Oğuz Ordusunun Bozoklar’dan müteşekkil sağ koluna kumanda etmek hakkına haizdi. Şölende “Gün-Han’ ın büyük oğlu Kayı’yı” oturttular. O’na sağ ayağın uyluk kemiğini verdiler; Bayat et doğradı. ...Koyunun sağ karıyarın denilen kısmını yeme hakkına sahip olan Bayat’lar Ülüş meselesinde de en üst mevkiide idiler.
BAYAT İLÇESİNİN GENEL OLARAK TANITILMASI
1-A) BAYAT İLÇESİNİN TARİHÇESİ:
İlçemizin kuruluşu hakkında bilgi edinmek için başvurduğumuz resmi nüfus kayıtları Rumi: 1305, Milâdi: 1888; Tapu kayıtları ise Rumi: 1265, Milâdi: 1847 Yıllarında tutulmaya başlandığı için bizi günümüzden en çok 90 – l30 Yıl kadar öncesine götürebilmektedir. Bu nedenle İlçemizin kuruluşu konusunu Anadolu’nun fethi ve iskânı konusundaki tarihi bilgiler; Osmanlı Devleti Arşivinden alınmış İskilip ve Bayat’la ilgili bilgiler ve İlçemizdeki tarihi bazı belgeler ışığında, nesillerden nesillere aktarılarak söylene gelen bilgileri birlikte değerlendirerek aşağıdaki şekilde açıklamanın uygun olacağını sanıyorum.
BAYAT isminin kökeni:
Oğuz Destanına göre: Oğuz Han’ın birinci karısından; GÜN, AY, YILDIZ; ikinci karısından: GÖK, DAĞ, DENİZ adlarında altı çocuğu olur. Bu çocukların da aşağıdaki şemada görüldüğü gibi her birinin dörder çocuğu olur. Oğuz Han’ın bu 24 Torunundan, 24 Oğuz (Türkmen) Boyu türemiştir.
O Ğ U Z L A R
(OĞUZ- HAN OĞULLARI)
ÜÇ- OKLAR (Sol Kol ) BOZ- OKLAR ( Sağ Kol)
DENİZ- HAN DAĞ-HAN GÖK-HAN YILDIZ- HAN AYHAN- HAN GÜN- HAN
OĞULLARI OĞULLARI OĞULLARI OĞULLARI OĞULLARI OĞULLARI
1-Yiğdir 1-Salur 1-Bayındır 1-Avşar 1-Yazır 1-Kayı
2-Büğdüz 2-Eymür 2-Beçene 2-Kızık 2-Döğer 2-BAYAT
3-Yıva 3-Ala-Yuntlu 3-Çavuldur 3-Beg-Dili 3-Dodurga 3-Alkaravlı
4-Kınık 4-Üregir 4-Çebni 4-Karkın 4-Yaparlı 4-Kara-İvli
Bu 24 Oğuz Boyunun tümü Anadolu’ya gelip yerleşmişler ve yerleştikleri yerlere de, geldikleri (yani mensubu oldukları) Boy’un ismini vermişlerdir. Bu gün Anadolu’da bu boyların adı ile anılan pek çok yerleşim birimi vardır.
Bayat’lara ait yer adlarına gelince, “16.Yüzyıldaki Osmanlı Tahrir defterinde: Anadolu’nun orta, batı ve kuzey batısında 42 Yerleşim birimine boylarının ismini yani BAYAT adını verdikleri tespit edilmiştir.”(1) İşte İlçemiz BAYAT’ da , bu yerleşim birimlerinden birisi olup; adını, 24 Oğuz Boyundan birisi -Gün-Han’ ın ikinci oğlunun adı- olan BAYAT’tan almaktadır. İlçemize bağlı Begdili Köyü; İlimiz Çorum sınırları içindeki: Dodurga, Salur, Kayı, Kınık, Bayındır vb. yerleşim birimlerinin de, adlarını 24 Oğuz Boyundan aldıklarını göstermektedir.
Etimolojik Yapısı ve Lügât Manası:
* Dîvan-ı Lügat-et Türk’ de :
BAYAT: Etimolojik –kelime- yapısı incelendiğinde; Bay + at kök ve eklerinden yapıldığı anlaşılır. Bay: Zengin ve At: Unvan, lakap, isim anlamına gelmektedir. (2)
*Yakut Dili Sözlüğünde de: aynı kök ve eklerden yapılmış olabileceği belirtilmekte; Bay: Zengin ve servet sahibi olan ve At: Unvan, lakap, nâm anlamına geldiği ve bu kelimenin Bay+at’ dan müteşekkil olabileceğini kestirebiliriz. (3) denmektedir.
*
Kırgız Dili Sözlüğünde de; aynı manada tesmiye (isimlendirmek) olunmuştur. (4)
*
”BAYAT : Hüdâvent ve Tanrı anlamına gelir. Türkiye, Azerbaycan ve Türkistan Türklerinin ataları olan; OĞUZ yahut TÜRKMEN İLİNİ meydana getiren yirmi dört boydan biri olup; kendilerini Türkmenlerin en soylusu sayarlar.” (5)
*“BAYAT Boyu: Devletli ve nimeti bol anlamına gelir; ongunu (sembolü) Şahindir.” (6)
“Oğuzlar, göçebe olduğu ve sürülerinin biri birine karışmaması için, her boyun kendisine özel damgası ve simgesi vardır. Örneğin: Üç Okların Kınık Boyundan olan Selçukluların simgesi Üç kuş; Osmanlıların geldiği, Boz Oklardan Kayı Boyunun simgesi ise Şahin idi
c) BAYAT (BAYAD)
“Bayat’lar; bilindiği üzere tarihimizde manevî şahsiyetler yetiştirmiş bir boydur. Oğuzların Devlet ve Din adamı Dede KORKUT Bayatlardan olduğu gibi, ünlü şair Fuzûli de bu boya mensup idi. Cem Sultan adına Osmanlı Hanedanının Oğuz Han’a kadar çıkan efsanevi ataları hakkında Câm-ı Cem-ayn adlı bir kitap yazan Mehmet oğlu Hasan’ın da yine bu boydan olduğunu biliyoruz.
Bu arada Selçuklu Emirlerinden Ak-Sungur’ul Buhari’nin 513 (1119) Yılında Basra’daki Nâibii Sungur’un, El Bayâtî Nisbesini .... taşıdığını görüyoruz
DEDE KORKUT
“Tarih başka, mitoloji ise başka şeydir. Mitoloji de başlangıçta bir tarih idi.Fakat milletler, vaktiyle yaşamış kendi büyüklerinin hayatlarını romantik bir hâle büründürmüşlerdi. Tarih böyle bir hikâye şeklinde anlatılırken de; bu büyüklerin sözleri ve hareketleri o millet için bir hayat yolu ve yaşama örneği olmuştu. Oğuz Han kutsal soydan gelen, böyle bir Türk büyüğü ve kağanı idi.
Bunların yanlarında bir de halktan kopmuş kişiler vardı; Büyük Kağanlara akıl veren, vezirlik eden bu kişiler, eski Türk efsanelerine göre, uzun seneler yaşamışlar ve ölen Kağanların oğullarına da, âdeta bir babalık etmişlerdi. Tıpkı Oğuz Destanındaki Irkıl-Koca gibi, Dede Korkut da bunlardan biri olmalıydı. Orta Asyalı Türkler Dede Korkut’a, Korkut Ata derlerdi. O’nun adını taşıyan yerler ve O’nun için dikilmiş türbeler pek çoktur. Dede Korkut’u belirli bir yerde yaşatmak ve bazı Türk büyükleri ile birleştirmek isteyenler de bulunmuştur.. Ama bir gerçek varsa, o da Dede Korkut’un artık Türk Mitolojisinin bir malı oluşudur. Mitolojiler, tarih ile ilgilerini kestikçe değerlenir ve gerçek mitoloji seviyesini bulurlar.
Korkut Ata, bazı kaynaklara göre; Oğuz Hanlarından Inal Yabgu’nun, bazılarına göre ise Ala-Atlı Kişi –Donlu Kayı-Inal Han’ın veziri idi. Tabiî olarak bu Oğuz Hanlarının da kimler olduklarını bilemiyoruz. Kokut Ata’nın babasının adı, Kara Hoca idi. Korkut Ata, bazılarına göre Kayı; bazılarına göre ise, Bayat Boyundan idi.Bütün kaynaklar Korkut-Ata’nın 295 Yıl yaşadığını söylerler. Bu da bir mitolojidir. Türk kaynaklarına göre; Korkut-Ata: çok akıllı, çok bilgili ve keramet sahibi bir insandı. Oğuz Boylarının Han’ı, O’ nun sözünden hiç çıkmazdı. .... Bugün elimizde bulunan ve “Dede Korkut Kitabı” adı verilen şaheser; Türk Ozanlarının dilinde söylene, çalına; zamanımıza kadar gelmiş olan, bir Türk Bahadırlık destanıdır.Bunlar sonradan Anadolu’ya gelen Türkler tarafından; Anadolu’muzun Tarih ve Coğrafyasına da uydurulmuşlardır. Bu kitapda arada sırada Tarihte yaşamış bazı kişi adlarına da rastlamıyor değiliz. Fakat bu eser; ne Anadolu’da ve ne de Türkistan’ da yazılmıştı.Bu hikâyeler önceleri çok daha geniş ve büyük idiler. Bölüne bölüne Anadolu’daki derleyicinin eline ancak bu kadar gelebilmişlerdi. Dede Korkut Kitabındaki hikâyelerin sonu şöyle bitirilir. “Dedem Korkut boy boyladı, soy soyladı. Bu Oğuz Nameyi düzdi, koşdı, böyle dedi... “ Ozan ve Vezir Dede Korkut, eski Türk Bahadırlarının her örnek hikâyesini böyle anlattıktan sonra, öğüt verir ve yol gösterirdi. Kitapta kendisi için ise şöyle deniyordu: “Korkut Ata, Oğuz kavminin müşkülünü halleder idi. Her ne iş olsa, Korkut Ata’ya danışmayınca işlemezler idi. Her ne ki buyursa, kabûl ederler idi. Sözün tutup, tamam ederler idi. ...” (1) “Hazret-î Resûl Aleyhi’s-Selâm zamanına yakın Bayat Boyundan Korkut-Ata derler, bir er koptu. Oğuzun ol kişisi tamam bilicisiydi, Oğuz’un içinde tamam velâyetî zahir olmışıdı. Ne derse olurdu, gâyipden dürlü haber söylerdi. Hâk Teâlâ, Ânun gönlüne ilham ederdi.
Korkut Ata ayıtdı: Ahır zamanda Hanlık gerü Kayı’ ya değe, Kimse-ne ellerinden almaya, âhır zaman olup; kıyamet kopunca.
Bu dedüğü; Osman neslidür, İşde sürülüp, gide yürür. Ve dahî nice buna benzer söz söyledi.
d) “Mevki: Bayat Boyu dört Bozok Boyu arasında, birinci mevkiide bulunan Kayı’lardan sonra gelir. Oğuzların toplantılarında ve Orduda bulunacakları mevkii (Orun) ve hatta şölenlerde koyunun hangi kısmının verileceği, onların içtimai mevkii ve asâlet derecesine göre belirlenmiştir.”
Bayat’lar Han’ın sağ yanındaki ilk mevkiiye oturmak ve Oğuz Ordusunun Bozoklar’dan müteşekkil sağ koluna kumanda etmek hakkına haizdi. Şölende “Gün-Han’ ın büyük oğlu Kayı’yı” oturttular. O’na sağ ayağın uyluk kemiğini verdiler; Bayat et doğradı. ...Koyunun sağ karıyarın denilen kısmını yeme hakkına sahip olan Bayat’lar Ülüş meselesinde de en üst mevkiide idiler.